Güncellemek için aşağı sürükleyin

Mitoloji 22 Tem

Kral Oedipus (Oedipus Rex) ve Trajik Öyküsü

“Kral Oedipus” (“Oedipus The King”) Antik Yunan oyun yazarı Sophocles tarafından MÖ 429'da yazılmış trajik bir eserdir. Sophocles, Antik Yunan’daki üç trajedi yazarından (Aeschylus, Sophocles, Euripides) biridir. Oyunlarını, Antik Yunan trajedi yazarları Aeschylus’tan sonra ve Euripides’ten önce kaleme almıştır. Sophocles tarafından yazılan “Kral Oedipus” antik çağlardan bu yana en iyi trajedilerden biri olarak kabul edilmiştir.

Kör Oedipus, çocuklarını tanrıya emanet ederken (1784, Bénigne Gagneraux)
Kör Oedipus, çocuklarını tanrıya emanet ederken (1784, Bénigne Gagneraux)

Kral Oedipus’un trajik hikayesi bir kehanet ile başlar. Thebes kralı Laius’un karısı Jocasta bir rüya görür. Rüyayı yorumlayan Apollon bu rüyayı, kraliçenin bir erkek çocuk doğuracağına ve kral Laius’un ölümünün onun elinden olacağına yorar. Bunu duyan kral Laius, doğan çocuklarının ayaklarını iplerle sıkı sıkı bağlatarak Kithairon dağına ölüme terk eder. Kral, çocuğu terk ettiği yere yırtıcıların geleceğini ve onu parçalayarak öldüreceğini düşünür, fakat bir çoban hayvanlarını otlatırken çocuğa rastlar. Çoban, çocuğu Corinth kralı Polybos ve kraliçe Merope’nin yanına götürür. Çocukları olmayan kral ve kraliçe bebeği evlatlığa kabul ederler. Çocuğun ayakları iplerle öylesine sıkı bağlanmıştır ki adını “Oedipus” koyarlar. Oedipus Yunancada “şiş ayaklı” anlamına gelir.

Kral ve kraliçe evlat edindikleri çocuklarıyla uzun yıllar boyunca mutlu mesut yaşarlar. Günlerden bir gün, bir davet sırasında sarhoş biri onun evlatlık olduğunu söyler. Bunu duyan Oedipus taş kesiliverir. İşin aslını öğrenmek için yeni gün doğar doğmaz Delphoi’ye Apollon’un yanına gider. Apollon, Oedipus’un sorusunu yanıtsız bırakır, üstüne bir de kötü bir kehanette bulunur. Kehanete göre, Kral Oedipus farkında olmadan kendi öz babasını öldürecek ve annesi ile evlenecektir.

Kral Oedipus, duyduğu bu kötü kehanet karşısında korkuya kapılır ve anne ve babası bildiği kral Polybos ve kraliçe Merope’yi ardında bırakır, bir araca biner Corinth şehrini terk eder. Yolda yanında hizmetçileri olan yaşlı bir adam ile rastlaşır. Yaşlı adamla aralarında yol verme tartışması yaşarlar. Tartışma büyür ve kavgaya tutuşurlar. Kral Oedipus, kral Laius’u öz babası olduğunu bilmeden oracıkta öldürür. Tanık bırakmamak adına yaşlı adamın hizmetçilerini de öldürür.

Kavgadan sonra Thebes’e gider. Şehrin girişinde başı bir kadını andıran gövdesi aslan olan bir yaratıkla karşılaşır. Bu yaratığın adı Sphinks’tir. Yoldan geçene bilmece sorar, sorduğu bilmeceyi cevaplayamayanı paramparça eder ve midesine indirir. O zamana kadar kimse bilmecenin cevabını bilememiştir. Oedipus’a “Sabahları dört ayak üzerinde yürüyen, öğlenleri iki ayak üzerinde yürüyen ve akşamları üç ayak üstünde yürüyen yaratık kimdir?” diye sorar. Oedipus biraz düşünür ve “İnsandır” yanıtını verir yaratık Sphinks’e. “Sabahları, yani çocukken elleri ve bacakları üzerinde emekler, büyüyünce ayakları üzerinde durmayı ve yürümeyi öğrenir, yaşlanınca da beli bükülür ve bir bastondan destek alır.” Oedipus bilmeceye doğru cevabı vermiştir. Doğru cevabı alan Sphinks kendisini uçurumdan aşağı atar. Thebesliler Oesipus’u tebrik eder ve onu yeni kralları ilan ederler. 

Thebes’in yeni kralı Oedipus’u annesi olduğunu bilmeden kraliçe Jocaste ile evlendirirler. Oedipus, babası olan bir önceki kral olan Laius’u yol üstünde yol verme kavgası sonucunda öldürmüştür. Kral Oedipus ile Kraliçe Jocaste’nin evliliklerinden Eteokles ve Polineikes adlarında iki oğlu ve Antigone ve İsmene adlarında iki kızı dünyaya gelir. Şehir felaketlere esir olmaya başlar ve şehirde veba salgını başlar. “Kral Oedipus”un yazarı Sophocles kitabı tam da bu veba salgının olduğu andan başlatır.

Kral Oedipus, veba salgınından kurtulmanın yollarını öğrenmek için Kreon’u Delphoi’ye, Apollon’un yanına gönderir. Delphoi’den geri dönen Kreon, Apollon’un eski kral Laius’un katilinin şehirde yaşadığını ve onun Thebes şehrini terketmeden şehre huzur gelmeyeceğini söylediğini aktarır. Bunun üzerine Kral Oedipus, katil zanlısının bulunmasını emreder. Her yerde katili ararlar fakat bir iz bulamazlar, bunun üzerine görme engelli ve yaşlı bir kahin olan Teiresias’a giderler. Kahin, eski kral Laius’un katilin bizzat Kral Oedipus’un kendisinin olduğunu söyler. Araştırmaları sonucunda, yolda yol verme kavgası sonucunda öldürdüğü yaşlı adamın kral Laius olduğunu öğrenir. Kısa bir süre içerisinde babası bildiği Polybos’un öldüğünü ve onun da bir oğlunun olmadığını öğrenir. 

Aklına kraliçe Jocaste’nin anlattığı bir hikaye gelir. Hikayeye göre, kraliçe Jocaste ve kocası doğan çocuğunu bir kehanet sebebiyle ölmesi için bir dağa, yırtıcıların arasına bırakmıştır. Taşlar yavaş yavaş yerine konuluyordur. Oedipus, kral Laius ile kraliçe Jocaste’nin dağa terk ettikleri bebeklerinin kendisinin olduğunu anlar. Kral Oedipus ve kraliçe Jocaste, korkunç gerçeklerle yüz yüze gelir. Kötü kehanet gerçekleşmiştir ve geri dönüş yoktur artık. Kraliçe Jocaste kendini asar. Kral Oedipus da kraliçe annesinin altın iğneleriyle iki gözünü de kör eder.

İşte böyledir Kral Oedipus’un trajik öyküsü… Bir yazgı çizilmiştir ta en başından Kral Oedipus’a ve o yazgıdan kaçış yoktur...

KAYNAKÇA:

  1. Bayladı, Derman. Mitoloji - Tanrıların Öyküsü. İstanbul: Say Yayınları. 1997. Kitap
  2. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Oedipus
2 Puan

Benzer gönderiler

Mitoloji 13 Tem

Antik Yunan Şairi Hesiod’un Işığında Mitolojik Tanrıların Doğuşu ve Zeus’un Baş Tanrı Olma Yolundaki Büyük Savaşı

Tanrıların doğuşu ve Zeus’un baş tanrı olma efsanesi gibi birçok efsane, ünlü antik Yunan şairi, Yunan didaktik şiirinin babası Hesiod’un milattan önce 700’lü yıllarda yazdığı Tanrıların Doğuşu (Theogony) adlı didaktik şiir kitabında anlatılmaktadır. Eser, antik çağ inanışına göre antik Yunan tanrılarının nasıl varolduklarını ve evrenin ve dünyanın

2 Puan 0Yorum