Güncellemek için aşağı sürükleyin

Mekanlar 29 May

Ağa kapısı

İstanbul Eminönü’nde, Süleymaniye camiine çok yakın bir konumda bulunan Aga kapısını ilk kez 4 yıl önce keşfetmistim. 4-5 katlı eski bir binanın tamamını kiralayıp cafeye çevirmişler. Ağa kapısı Otantik yapıya sahip bir cafe ve oldukça geniş bir alana sahip. Üst kartlardan ve terastan boğaz ve deniz manzarasını izlemek mümkün tabii yer bulabilirseniz.

Ağa kapısı
Ağa kapısı

Aga kapısı genel olarak eski tatlar ile öne çıkıyor, bunların arasında en önemlileri değişik tarzda şerbetler ve şifalı olduğu söylenen farklı bitki çayları. Zaten mekanın dekorunda da bitki çayları bolca kullanılmış, ilk girişte güzel bitki çayları kokusu size güzel bir ‘hoş geldiniz’ diyor ama maalesef yukarı katlara çıktıkça bu hoş koku yeni iğrenç nargile ve sigara kokusuna bırakıyor. Cafede ki lezzetlere diyecek çok fazla bir şey yok, genel olarak çoğu şeyin lezzeti ortalamanın üzerinde, fiyatlar da eskiye göre biraz pahalı. Şerbet fiyatları 15 lira olmuş bana biraz pahalı geldi, bitki çayları ise 7 lira civarında ve demleme fincanı ile birlikte servis ediliyor, bitki çayı fiyatı fena değil. Aga kapısında genel olarak Türk sanat müziğinin en sevilen parçalarının sözsüz halleri çalınıyor, bir şerbet veya özel bir bitki çayı karışımı ile birlikte terasta martılar ile birlikte boğazı seyretmek müthiş bir keyif tabii yanınızda kız arkadaşınız varsa ki benim vardı, keyfiniz 2 ye katlanıyor. Aga kapısında yiyecek olarak da bir çok seçenek mevcut, pizza ve fırında baharatlı patatesleri hem fiyat olarak hem de lezzet olarak bizden tam puan almayı başarmıştı.

Ağa kapısı

Cafe genel anlamda oldukça keyifli olsa da son zamanlarda müşteri kitlesinin kalitesinde biraz azalma gördüm, çalışanlar da eskisi gibi değildi, maalesef siparişlerimiz geç geldi ve 30 derece sıcakta bize sıcak şerbet servis etmişlerdi, sürekli garson değiştirmenin ne yazık ki böyle dezavantajları da olabiliyor. En son 9 ay önce gittiğimi de söylemem gerekiyor sanırım. Ek olarak eğer bizim gibi sigara ve nargileden nefret ediyorsanız Cafenin terasında oturabilirsiniz, aksi takdirde iğrenç kokular mekanın bütün büyüsünü bozuyor. Eğer bu yorumumu okuyorlarsa söylemek istiyorum lütfen nargileyi kaldırın.

4 Puan
  • 29 May

    Fotoğraf iştahımı kabarttı ??? En son virüs başlamadan iki hafta önceydi sanırım ben gittiğimde de. Gül şerbetine bayılıyorum içerisinde minik minik pembe güller koyarak servis ediyorlar. Ben genelde terasta oturup manzarayı izlemeyi ve buz gibi şerbetimi içmeyi tercih ediyordum ama kahvaltı deneyimi de güzel olacaktır şu an için güzel günler yapılacaklar diye umud etmekten başka bir şey yapamıyorum ? normalleşme sonrası yapacaklar listeme ekliyorum ☝?

    0 Puan