Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 17 May

Kırmızı Pazartesi-Gabriel Garcia Marquez

Kırmızı Pazartesi kitabı gizem ve polisiye türünde bir romandır. Gabriel Garcia Marquez tarafından 1981 tarihinde yayınlanmıştır. Yazarın yayınlanmış olan yedinci romanıdır. Kısa roman türündeki bu eser toplumsal ahlakı eleştiren bir dilde yazılmıştır. Bu roman 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür.

Konusu

Kolombiya’da gerçekleşmiş olan bir cinayeti konu alır. Kırmızı Pazartesi kitabının içerisindeki öykü gerçek hayattan alınmadır. Cinayet bir namus cinayetidir ve herkes ne zaman işleneceğini bilir. Ancak herkesin sustuğu cinayettir.

Özeti

Kitabın içerisindeki ana karakter Santiago Nasar’dır. Bu karakter Pedro ve Pablo Vicario kardeşlerce herkesin gözü önünde öldürülmüştür. Kırmızı pazartesi, kanlı bir günün ardından yazılmıştır.

Bayardo San Roman şehre yeni taşınmıştır ve yerli halk onu oldukça gizemli bulur. Bunun sebebi ise Bayardo San Roman’ın mesleğini herkesten gizlemesidir. Oldukça bilgi sahibi olan bu adam çok zengin olduğu için ilgiyi bütünü ile üstüne çeker. Şehirde, kendisi hakkında konuşulanları bilir ve rahatsız olur. Bu konuşmaların devam etmemesi için ailesini yanına çağırır. Her gittiği yerde şehirler arası dolaşarak evlenecek bir kadın aradığını söyler. Bayardo bir gün meyhanede içmeye başlar. Bu esnada annesi ile birlikte yürüyen bir genç kız görür. Angela Vicario ile evlenmek istediğini herkese söylemeye başlar. Ancak çok sarhoş olduğu için insanlar onu ciddiye almaz. Angela’nın ailesi ile konuşur ve evlenmek istediğini dile getirir. Ailenin de onayını alarak görkemli bir düğün ile evlenirler.

Evlilikleri umdukları gibi uzun sürmez. Altı saatin sonunda Bayardo, Angela’nın bakire olmadığını fark eder ve evine geri bırakır. Angela’nın kardeşleri ise bu durum karşısında hiddetlenirler. Bekaretini kimle kaybettiğini sorarlar ve Santiago Nasar cevabını alırlar. Fakat Angela bu durumun nasıl olduğu konusunda hiçbir bilgi vermez. Pedro ve Pablo ellerine en keskin bıçakları alırlar. Amaçları Santiago’yu öldürmek ve namuslarını temizlemektir.
O gün piskopos bir gemi aracılığı ile yaşadıkları şehirden geçecektir ve herkes onu karşılamaya gidecektir. Santiago’yu orada bulmak için giderler. Pedro ve Pablo Santiago’nun geçeceği umudu ile bir meyhanede otururlar. Santiago nasıl olsa meyhanenin önünden geçecek ve kendisini belli edecektir. Bekleme esnasında gördükleri herkese onu öldüreceklerini söylerler. Aslında iki kardeş de çok yufka yüreklidir ve Santiago’yu öldürmek istemezler. Birisinin kendilerine yapmamasını söylemesini beklerler. Santiago hariç herkes Santiago’nun öldürüleceğini bilir. Santiago’nun zaten bu gerçeği biliyor olduğunu düşünerek ayrıca söylemezler.

Pedro ve Pablo’nun Santiago’yu beklediğini öğrenen başkan onlara engel olmaya kalkar. Yanlarına gider ve ellerinden bıçaklarını alır. Kardeşlere, evlerine dönmesini tavsiye eder. Ancak kardeşler eve dönmek yerine meyhaneye oturur ve Santiago’yu beklemeye devam ederler. Bu esnada Santiago, yakın arkadaşı ile birlikte evine dönme yolundadır. Yol esnasında Cristo Bedoya ile yol ayrımına düşerler. Santiago, evine tek devam eder. Yolun köşesine gelir ve nişanlısı onu yanına çağırır. Her şeyi öğrenmiştir ve nişanı atmak ister. Ona dair bütün hatıralarını içeren bir kutuyu Santiago’ya verir. Santiago, bu davranışa bir anlam veremez çünkü hiçbir şeyden haberi yoktur. Nişanlısının babası ile karşılaşır. Nişanlısının babası, Santiago’ya öldürülmek üzere olduğunu söyler. Çok şaşırır ve evine doğru tekrar yol almaya başlar. Pedro ve Pablo bu esnada Santiago’nun peşini bırakmazlar. Santiago’nun annesi, Santiago’yu görmez. Pedro ve Pablo kardeşlerin evin önünde bıçakla koştuğunu görür. Korku içerisinde evin kapısını kapatır. Ancak kapının dışında Santiago vardır ve kapı yüzüne kapanmıştır. Santiago, kardeşler tarafından defalarca bıçaklanır. Bir kırmızı pazartesi günü her şey bittiğinde evine arka kapıdan girer ve mutfağın ortasına düşerek can verir.

0 Puan

Benzer gönderiler

Kitaplar 29 May

Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro

32 Puan 10Yorum
Kitaplar 28 May

BAYAN DALLOWAY VE SAVAŞIN ALT SINIF ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Woolf, savaş sonrası tüm insan ilişkilerinin ve insan doğasının değiştiğini ve bu yüzden yeni bir yazma stiline ihtiyaç duyduklarını ifade eder. Woolf, çağdaşlarının bir şeyleri değiştirmek için muazzam düşüncelere sahip olduğunu fakat bu düşünceleri nasıl etkin bir şekilde ifade edebileceklerini bilmediklerini söyler. “Bayan Dalloway”de, James Joy

28 Puan 5Yorum
Kitaplar 27 May

Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Ma

26 Puan 4Yorum