Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 15 May

Kanat Güner - Eroin Güncesi

27 yaşında; hayatının tam olarak cehenneminde “altın vuruş” yaparak aramızdan usulca çekilen genç şair, müntehirlerin en çiçeklisi ve en yaralısı. Ötekileştirmenin din gibi yayıldığı coğrafyamız tarafından anlaşılmayan, kitaplarında bolca intihar imgeleri kullanan Kanat Güner; Eroin Güncesi isimli kitabında kah protesto gibi sert anlatımlara, kah veda mektubu izlerine yer vermiş.

Benimle aynı düşünceye sahip olan Kanat Güner de, hayatın birden fazla merdivenlerden var olan bir yapı olduğunu düşünüyor. Güner de o merdivenlerden aşağıya büyük bir ivmeyle düşenler arasında yer alıyor. İşte hikaye tam olarak burada başlıyor. Güner o merdivenlerden düşüyor ve kimse onu umursamıyor.

Kanat Güner, eroin bataklığına düşen bir kadın, şair, yazar, dünyanın tüm arka bahçelerini gören yaralı. Her ne kadar olumsuzluklar yaşasa da; hayatın gerçeklerini de kalemiyle kavramış durumda. Kitabında da bu genç yazarın otobiyografisini; yaşadıklarını ve sevgisizlikle büyüdüğünü görüyoruz.

İzbe bir tuvalet köşesinde “altın vuruş” yaparak son şırıngasıyla beraber 28 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu gerçeği bir sarsıcı bir kitaptan göremedik. Oysa Kanat Güner, "Bir tuvalet köşesinde öleceğim." Diye fısıldamıştı bizlere.

Fakat şunu salt bir şekilde söyleyebilirim; Güner’i kitabından anladığım kadarıyla öldüren şırıngası değil; sevgisizliğiydi. Eroine nasıl düştüğü, asıl zehir olan sevgisizliğin nelere yol açtığı ve daha birçok acı durum kitapta yer alıyor. Yaşadıkça yükü ağırlaşan bu yazar; birçok meslek ve hobi deneyerek bunları aşmak için çabalasa da; sonunda yenik düşmüş.

Eroin bağımlısı olan bir gencin yaşadıklarını kendi kaleminden okumak; oldukça sarsıcı olmuş. Kanat Güner, bağımlılığı iliklerinize kadar hissetmenizi sağlayacak kadar güçlü bir kaleme sahip. Şayet empati yapmak gibi bir yeteneğiniz varsa, onunla beraber siz de krize giriyor; siz de yoksunluk çekiyorsunuz.

Her edebiyat sever kişinin mutlaka okuması gereken; benim hayatımda ve kitaplığımda önemli bir yere sahip olan bu kitap; elimde enjektör, öylece kalakaldım diyerek başlıyor. Kitabı yazmaya başladığında 27 yaşında olan Kanat Güner; ölmek için yaşayanlardandı ve henüz bir çocuğunun olmaması; onun için iyi bir karardı.

1997 yılının Mart ayında kitabın basılmasının 13 ay sonrasında; bir sinema tuvaletinde ölü olarak bulunan Kanat Güner; aynı zamanda içki içmeye 15 yaşından daha küçükken; sigaraya ise 15 yaşında başlamış. “Ben mutlu olmak istiyorsam tiyatro yapmalıydım.” Diyen müntehir şair; üniversite yıllarında da tiyatro etkinliklerinde boy gösterdi.

Eğitimli bir ailenin çocuğu olan Güner, çocukluğunda babasının onu affetmeyeceğini söylemesi üzerine içine kapanıyor. Kitapta da göründüğü üzere sürekli ama sürekli sevgi arayan, çaresiz ve sabırsız birinin cümleleriyle savaşıyoruz.
Orta halli bir ailenin sevgisiz büyüyen çocuğu olan Güner’in intiharını başlatan domino taşı; yine sevgisizlik.

Diğer bütün zeki insanların yaşadığı gibi; Güner’in de bir laneti vardı; farkındalık. Bunca sahteliğin arasında her şeyin farkında olmak, bunları ciddi ve kaşları çatık bir şekilde cümlelere dökmek oldukça zor olsa gerek. İşte Kanat Güner Eroin Güncesi kitabında da tam olarak bu şekilde kılıçtan keskin cümleler yer alıyor.

0 Puan

Benzer gönderiler

Kitaplar 27 May

Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Max

26 Puan 4Yorum
Kitaplar 29 May

Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro’n

32 Puan 10Yorum
Kitaplar 16 Tem

Edebiyat Dünyasının Paylaşılamayan Kadını: Tomris Uyar

Tomris Uyar kimdir? Tomris Uyar (asıl adı Rana Tomris Gedik), Türk öykü yazarı, gazeteci ve çevirmendir. 1941 yılında İstanbul’da doğmuş ve avukat olan anne ve babadan dünyaya gelmiştir. 1960 yılının ortalarına kadar öyküler, çeviriler, günlükler ve edebi eleştiriler yayınlamıştır. 1963 yılında Gazetecilik bölümünden mezun olmuş ve yazar ve çevirme

2 Puan 0Yorum