Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 27 May

Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Max Brod’a ölümünden önce tüm yazdıklarını yakması için vasiyet etmesine rağmen arkadaşı bu vasiyetini yerine getirmemiştir. Babaya Mektup adlı yazısında hiçbir zaman babasının istediği gibi biri olamayacağını ifade eder ve babasına söyleyemediklerini yazıya döker. Aslında ona bir yandan da borçlu olduğunu ifade eder. Freud, bireyin bilinçaltını (İd) dış dünyanın (Süperego) olduğu gibi kabul edemeyeceğini bu sebeple onun kısmen baskılanması gerektiğini ifade etmiştir. Bu görevi ego üstlenir. Ego id ve süperego arasında bir köprü görevi görür. Ego, İd’in içsel arzularını Süperego’nun kabul edebileceği bir şekilde yaşamasını sağlar. Yazarlar bu içsel arzularını edebiyat vasıtasıyla süperegonun takdirini kazanacak şekilde estetize ederek aktaranlardır. Edebiyat aslında bir dışavurumdur. Yazar, anlatmak istediklerini, birikmişlerini estetize ederek aktarır. Diğer bir deyişle edebiyat metinleri yazarların içselliğinin bir dışavurumudur diyebiliriz. Bu bağlamda Kafka, “Dönüşüm” adlı eserinde aslında kendi içsel birikmişliklerini estetize ederek anlatmaktadır. Kafka çocukluğundan itibaren süregelen, fallik dönemde üzerinde hissettiği güçlü bir ataerkil baskı sebebiyle babasının olduğu hiçbir alanda kendini başarılı hissedememiş ve bu alanı babasına terk etmiştir. Dönüşüm’de ailenin geçimini üstlenen ve kumaş tüccarlığı yapan Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş bir halde bulur. Bu aslında onun, babası tarafından ezilmiş benliğinin bir yansımasıdır. Ailesi ondan iğrenir, annesi görmeye bile tahammül edemez ve babası tarafından şiddete maruz kalır. Babanın alanına gerçek yaşamda giremeyen yazar edebiyatta onu alt etmek ister fakat sonuç yine aynıdır. Babanın alanını edebiyatta da alt edemez. Kendisini babasına karşı borçlu hisseden yazar, ailenin geçimini üstlenmeye çalıştığında yine karşısında babasını bulur. Ailesinin sevgisizliği, onlar tarafından dışlanışı bir iş dönüşünün sabahında Gregor Samsa’nın böceğe dönüşmesi üzerinden aktarılır bizlere. Freud’un kuramı bu eserde tamamiyle devrededir çünkü Kafka, Gregor Samsa ile aslında kendi iç dünyasını, ailesi ile olan ilişkisini ve babasının hayatındaki otoritesini bir böcek metaforu üzerinden resmetmiştir.

26 Puan
  • 27 May

    psikolojik acidan bakacak olursak Kafka’nin hayati boyunca yasadigi tum bu hislerin sebebi babasinin (Herman Kafka) boyundurugu altinda yasamasidir , evlenerek onun golgesinden kurtulabilecegini dusunur ama yine de bu amacina ulasamaz bircok basarisiz evlilik denemesi olur. yani babasindan kurtulma girisimleri hic bir zaman sonuc vermez.. yazmak onun icin yasadigi baskici ve totaliter aile yasamindan bir kacis olarak gorulebilir. Donusum’e baba karakteri acisindan bakacak olursak, baba Gregor’u yetersiz ve basarisiz bulur bu da kitabin ilk sayfalarinda derin bir anlatimla ifade edilir. ornegin ters donen bocek dogrulmak icin dakikalarca ugrasir bu onun babasi karsisindaki gucunu gosterir. gercek yasaminda babasi tarafindan basariya ulasamadigi dusunulen Kafka, kitapta Gregor karakteriyle hayat bularak babasinin siddetine maruz kaliyor bunun aslinda babasinin beklentilerini karsilamamasi sebebiyle ortaya cikan bir durum oldugu soylenebilir. aralarinda baba-ogul catismasi vardir ve bu onun eserine de yansir

    2 Puan
    • 27 May

      Kafka’nın eserlerine Pozitivist açıdan yaklaşmayı oldukça doğru buluyorum. Kafka gibi içsel dünyası geniş ve hayal gücü yüksek olan bir yazarın tüm sırları yazıp yayımlamadığı eserlerin içerisinde gizliydi. Max Brod Kafka’nın vasiyetine uymamakla ona bir iyilik mi kötülük mü etti bilmem ama Franz Kafka’nın edebiyat alanına çok büyük katkılarda bulunduğunu düşünüyorum ve her ne kadar pesimist bir yaklaşımı olsa da onu okumaktan oldukça keyif alıyorum.

      2 Puan
      • 27 May

        Romanı ilk okudugumda 7. sinifa gidiyordum ilk sayfalardan itibaren ana karaktere karsi bir tiksinme hissetmistim. Ters donmesi govdesine yapisik bacaklarini kipirdatarak duz donmeye calismasi icerideki ailesinin ona seslenmesi ama ters donmus olmasindan dolayi gidememesi bende buyuk bir merak duygusu uyandirmisti. Ana karakterin de gercekten bir bocek oldugunu falan dusunmustum. Tiksinme duygusu yaratan “metafor” islevini oldukca guzel yerine getirmiş bence. Tam bir başyapıt 👌🏻

        1 Puan
        • 27 May

          Kafka'nın Metamorfoz'undaki ana kahraman Gregor Samsa ve babası arasında bir tür çatışma durumu var. Bu, Kafka ve babası arasında gerçek hayatta da vuku bulan bir çatışmadır. Yazar eserinde üstü örtük bir şekilde kendi hayatına değinmiştir. Hikayenin genel gidişatında babası daha güçlü ve daha kontrol sahibi, gücü elinde tutan biriyken, Gregor güçsüz ve zayıf bir karakterdir. Roman boyunca Gregor Samsa’nın yaşadığı mental çöküşe değinilir. Romanda Gregor'un babası yaşlı ve emekli bir adamdır. Annesi ev dışında pek işlevi olmayan bir kadındır. Kız kardeşi Grete de bir işte çalışamayacak kadar küçüktür. Bu nedenlerden dolayı tüm aile finansal olarak Gregor Samsa’ya bağımlıdır. Gregor Samsa başlarda ailesinin tüm bu finansal sorumluluğunu üstlenerek ailesini geçindirebilecek gücü kendisinde hisseden bir karakterdir. Tek arzusu ailesi için elinden geleni yapmaktır ama babası ile yaşadığı çatışmalar, ailesinin onu zayıf görmesi mental olarak kendisini çöküşe sürükler ve karakterimiz bir böcek gibi hissetmeye başlar. Buradaki böcek fiziksel anlamda varolan bir böcek değildir, karakterin iç dünyasında hissettiklerinin bir benzetmesidir. Gregor’un bu dönüşümü hem ailesi hem de işvereni ile aralarında sürtüşmeye sebebiyet verir ve eser boyunca Gregor böcek gibi hissetmekten kurtulamaz...

          1 Puan

          Benzer gönderiler

          Kitaplar 29 May

          Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

          Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro

          32 Puan 10Yorum