Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 29 May

Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi
Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi
Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro’nun ilk filizlerini yeşerten “Cesaret Ana ve Çocukları” ile Brecht, Epik Tiyatro’nun amaçladığı bu bakış açısını yansıtan bir tiyatro eseri olmayı başarmıştır.

“Cesaret Ana ve Çocukları”, “Verfremdungseffekt” yani “Yabancılaştırma Efekti”nin kullanıldığı en iyi epik tiyatro örneklerinden biridir. “Verfremdungseffekt”, okuyucu ya da seyircinin kendini anlatıda kaybetmesini önleyen, seyirciyi oyuna ve oyuncuya yabancılaştırarak etkin bir gözlemci haline getiren bir tiyatro ve sinema tekniğidir. Oyuncular yabancılaştırma etkisini doğrudan izleyicilere hitap ederek, anlatıyı şarkılar veya farklı olaylarla kesintiye uğratarak ya da dikkati başka yöne çekerek sağlar. Epik tiyatro ile seyircinin aktif olması, eleştirel bir bakış açısına sahip olması amaçlanır ve bu tiyatro anlayışına göre ağlayana gülmek gerekir. Bertolt Brecht’in “Cesaret Ana ve Çocukları” oyununda “Cesaret” isimli bir kadının savaştan kâr etme arzusu hikâye edilir. Cesaret Ana savaşta çocuklarını kaybetmek pahasına savaştan payına düşeni almanın peşinde olan bir kadındır. 30 yıl savaşları sırasında savaş meydanında ticaret yapan Cesaret Ana, küçük esnaf ahlakına sahip bir karakterdir. Brecht bir savaşın, kendi kârının peşine düşmüş bir anneyi nasıl büyük insanların piyonu haline getirebileceği üzerinde duruyor. Oldukça ironik bir isme sahip “Cesaret Ana” ailesini geçindirmek ve korumak uğruna onların ölümünü bile gözardı edebilecek bir kişiliğe sahiptir. Savaş esnasında çocuklarını birer birer kaybettiği halde yılmadan kâr etme arzusuyla hareket etmesi bunun en büyük örneklerindendir. Oyunda öne çıkan bir diğer epik unsur da şarkılardır. Oyun boyunca serpiştirilmiş birkaç şarkı, oyunun temalarını vurgulamak için kullanılırken, izleyicinin oyun yazarının iletmek istedikleri üzerine düşünmesini de sağlar. Oyun sürekli şarkılarla kesilir, amaç seyircinin duygularına kapılmasını engellemektir çünkü coşkun duygularının etkisine kapılıp sürüklenen birey eleştirel bir tutum sergileyemez.

Brecht oyunu, başka bir coğrafyada 30 yıl savaşları sırasında geçirerek zamansal ve mekansal mesafe yaratmıştır. Asıl gaye seyirciyi olayın dışında tutarak eleştirel bakabilmesini, kendi içerisinde bulunduğu durumu ve hatta o dönemde içinde bulundukları II. Dünya Savaşı’nı sorgulayabilmesini ve bir şeyleri olumlu yönde değiştirebilmesini sağlamaktır. Yani kısacası, Brecht, Alman olmasına ve İkinci Dünya Savaşı’na tanıklık ediyor olmasına rağmen oyunu başka dönem ve coğrafyada geçirerek seyirci ve oyun arasına keskin bir çizgi çekmiştir.

32 Puan
  • 29 May

    Son olarak şunları da eklemek istiyorum. Brecht’in “Cesaret Ana ve Çocukları” eseri ilk olarak Berlin'de bir tiyatro sahnesinde sergilenir. Cesaret Ana’yı oynayan oyuncu kendini rolüne öylesine kaptırır ki seyirci Epik Tiyatro anlayışının aksine duygularına yenik düşer ve oyuncunun acısını paylaşır bu da oyunun trajik bir sonla bitmesine neden olur. Nitekim Brecht’in Epik Tiyatro unsurlarını kullandığı bu oyunla amaçladığı şey seyirciye “Katarsis” (Aristoteles’in klasik tiyatro anlayışıyla ilişkili bir kavram) ya da arınma yaşatmak değildir. Bu sebeple Brecht yönetmene bir mektup yazarak oyunun nasıl oynanması gerektiği ve seyircide hangi hisleri uyandırması gerektiği konusunda oyunun yönetmenine direktifler verir.

    10 Puan
    • 30 May

      Emeginize saglik iyi bir analiz yeteneginiz var eserlere farkli bir perspektiften bakiyor olsaniz gerek ki bu kadar detayli gorebilmissiniz her seyi. Brechtin distancing effect olarak da bilinen yabancilastirma efekti ayni zamanda kitabin sahnelenen tiyatro oyunlarinda da guzel bir sekilde sergilenmis. Izlemediyseniz oneririm..

      1 Puan
      • 30 May

        Okur odaklı kuramların da ileri sürdüğü gibi bir esere dair okur analizi, izahı ve yorumlaması yoksa o eser ölü bir eserdir. Teşekkür ederim yorumunuz için

        10 Puan
    • 30 May

      Ayrıca "Cesaret Ana"nın ana karakteri de başarılı bir "ayrılma, erginleme ve dönüş" formülüyle kuşatılmıştır. Sembolik arketipleri, kolektif bilinç yapı, psişik varoluşsal süreci ve daha birçok şeyi başarıyla kaydetmiştir. ?

      4 Puan
      • 30 May

        Katkı için teşekkür ederim ?

        3 Puan
      • 30 May

        Kesinlikle baştan sona mükemmel bir yazı. Yüreğinize sağlık hocam

        4 Puan
        • 30 May

          Teşekkür ederim ?

          1 Puan
        • 31 May

          Süper bir inceleme olmuş benimde ufak bir katkım olsun. Bertolt Brecht sürekli yaptığı gibi okuyucu ya da izleyiciyi olaylardan daha çok mesaja yönlendirmek için her sahneden önce, neler olduğunun kısa bir özetini geçer.

          2 Puan
          • 31 May

            Bölüm öncesi anlatıcının sahnede yer almasının bir diğer nedeni seyircinin merak duygusunu gidermek ve tansiyonu düşürmektir. Anlatıcı bir nevi seyirci ile oyun arasında köprü görevi üstlenir. Bu sayede seyircinin verilmek istenen iletiye odaklanması sağlanarak olaylar karşısında muhakeme yetisini kaybetmemesi amaçlanır... Teşekkürler

            10 Puan
          • 30 May

            Okunacak kitaplar listeme ekliyorum ?? Okumadan once bu detayları bilmek guzel bir okuma icin gerekli olacak tesekkür ederim

            2 Puan

            Benzer gönderiler

            Kitaplar 27 May

            Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

            Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Max

            26 Puan 4Yorum
            Kitaplar 16 Tem

            Edebiyat Dünyasının Paylaşılamayan Kadını: Tomris Uyar

            Tomris Uyar kimdir? Tomris Uyar (asıl adı Rana Tomris Gedik), Türk öykü yazarı, gazeteci ve çevirmendir. 1941 yılında İstanbul’da doğmuş ve avukat olan anne ve babadan dünyaya gelmiştir. 1960 yılının ortalarına kadar öyküler, çeviriler, günlükler ve edebi eleştiriler yayınlamıştır. 1963 yılında Gazetecilik bölümünden mezun olmuş ve yazar ve çevirme

            2 Puan 0Yorum