Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 16 Tem

Edebiyat Dünyasının Paylaşılamayan Kadını: Tomris Uyar

Tomris Uyar kimdir?

Tomris Uyar (asıl adı Rana Tomris Gedik), Türk öykü yazarı, gazeteci ve çevirmendir. 1941 yılında İstanbul’da doğmuş ve avukat olan anne ve babadan dünyaya gelmiştir. 1960 yılının ortalarına kadar öyküler, çeviriler, günlükler ve edebi eleştiriler yayınlamıştır. 1963 yılında Gazetecilik bölümünden mezun olmuş ve yazar ve çevirmen olarak iş hayatına atılmıştır. Kısa öyküleri on bir cilt yayınlanacak kadar iyi kaleme alınmıştı. İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinden Türkçemize birçok edebi eseri çevirmiştir ve Virginia Woolf, Antoine de Saint-Exupéry ve Gabriel García Márquez gibi büyük yazarların eserlerini Türkçemize kazandırmıştır. Ayrıca Türk edebiyatına varoluşçu ve gerçeküstü bakış açısıyla yaklaşan ve yorum katan bir grup şairle bir aradaydı.

Tomris Uyar, özgür ruhlu, bilgili, zeki, okuyan, eleştiren ve hayata esprili bakan bir kadındı. Öyle bir kadınmış ki Türk edebiyatının 4 büyük şairi de gönlünü kaptırmış Tomris’e ve şiirlere ilham olan bu kadın büyük şairlerin şiirlerinin öznesi olmuştur.

Tomris Uyar ve Şiirlerine İlham Kaynağı Olduğu 4 Büyük Şair

Tomris Uyar ve Ülkü Tamer

Robert Koleji’nden (eski adıyla İngiliz Kız Ortaokulu) mezun olduktan sonra kolejden arkadaşı, ünlü Türk şair Ülkü Tamer ile evlendiler. Bu evliliklerinden Ekin adında bir bebekleri dünyaya geldi, fakat ne üzücü ki Ekin henüz bir bebek ilken boğularak hayata gözlerini yumdu. Bu üzücü olay ardından evlilikleri sarsıldı ve kısa bir süre sonra da boşandılar. Dahası, Tomris Uyar, henüz Tomris Tamer’ken Türk edebiyatının büyük şairlerinden Cemal Süreya’ya aşık olmuştur.

Tomris Uyar ve Cemal Süreya

Tomris Uyar, Ülkü Tamer ile evliyken Cemal Süreya’ya aşık olur. Aşkları karşılıklıdır. Bu dönemde Cemal Süreya da evlidir. Eşlerinden ayrıldıklarında birlikte olmaya başlıyorlar.

Cemal Süreya, aşkıyla yanıp tutuştuğu Tomris Uyar için “Sayım” adlı şiiri kaleme alır.
https://www.siir.gen.tr/siir/c/cemal_sureya/sayim.htm

Öyle bildiğimiz sıradan aşklardan değil Tomris Uyar’la Cemal Süreya’nın aşkı… Adeta sazı eline alan iki aşık gibi şiirlerle anlaştılar. Cemal Süreya öylesine aşıkmış ki Tomris Uyar’a bir saniyesini bile ondan ayrı geçirmek istemezmiş. Tomris Uyar, büyük aşkı Cemal Süreya’nın evine bağlı olduğunu ve her gün eve aynı saatte geldiğini söyler. Tomris Uyar bu durumdan sıkılmış olsa gerek ki ona akşamları biraz daha geç gelmesini, bira gezmesini söyler. Cemal Süreya birkaç gün eve geç gelir. Bir gün Tomris Uyar toz aldığı bezi camdan silkerken kapının önünde oturan Cemal Süreya’yı görür. Belli ki Cemal Süreya, Tomris Uyar’ın “biraz geç gel” sözüne binaen, eve gideceği saati geçirmeye çalışıyordur. Böylesine tutkulu bir aşktır Cemal Süreya’nın aşkı.

İşte böyle anlatır Tomris Uyar, Cemal Süreya’nın tutkulu aşkını… Tomris Uyar, Cemal Süreya’nın bu hareketini “Şahsiyet Rötarı” olarak nitelendirmiştir. Ne aşk ama!

Cemal Süreya, Tomris Uyar için şu sözleri kaleme almıştır:

“Daha nen olayım isterdin onursuzunum senin”

İlişkileri yaklaşık olarak 3 sene sürer ve sonrasında ikisine de ayrılık yolu görünür. Tomris Uyar’ın söylediğine göre ilişkiyi Cemal Süreya bitirmiştir. Tomris Uyar ayrılıkları üzerine Cemal Süreya’nın onu bıraktığını yazar. Cemal Süreya’ya göre o sahip olunulabilecek bir kadın değildir. Öte yandan, ayrılıkları sonrası Cemal Süreya’nın onun hakkında hiçbir şey konuşmayacağını söylemiştir ve dediği gibi yapmıştır da. Ayrılıkları sonrası, Cemal Süreya’nın yaşadıkları tutkulu ilişkiye dair ağzını bıçak açmamıştır.

Tomris Uyar ve Turgut Uyar

Tomris Uyar, Turgut Uyar ile ilk tanıştığı yılları anlatır. Tomris Uyar’ın anlattığına göre 1966 yolunda Tomris Uyar ve Cemal Süreya ayrılık yolundadırlar. Aynı dönemde Turgut Uyar da eşinden ayrılmış ve çocukları ile birlikte İstanbul’a gelmiştir. Gerçek anlamda ilk tanışmalarının İstanbul’da olduğunu ifade eder, çünkü ilk defa orada baş başa oturup birbirlerini daha yakından tanıyabilme fırsatını elde etmişlerdir. Bu tanışma aralarında sürekli olarak şiir üzerine mektuplaşacakları günleri de beraberinde getirmiştir. Tomris Uyar bu mektupları yıllarca saklamıştır.

Tomris Uyar, Turgut Uyar’ın onunla tanışana kadar 7 yıl boyunca şiir yazmadığını ifade ediyor. Belli ki evliliği zor dönemlerden geçmişti Turgut Uyar’ın… Tomris Uyar, onun evlilik hayatında “tedirginlik” ve “uyumsuzluk” yaşadığını ve bunun da şiirini etkilediğini dile getiriyor. Tomris Uyar, yeniden şiir yazması için “esin perisi” oluyor ona. Şiir yazması için onu motive ediyor, yazmasını rica ediyor. Büyük şair yeniden yüreğini akıtıyor kaleminden, sararmış hamur kağıtlara. Öznesi de Tomris Uyar oluyor…

İşte Turgut Uyar’ın eşinden ayrılıp çocuklarıyla İstanbul’a taşınmasının ardından başlıyor Tomris Uyar ve Turgut Uyar’ın mutlu hikayesi de… Rana Tomris Gedik, Uyar soyadını Turgut Uyar’dan alıyor. Bu evliliklerinde “Hayri Turgut Uyar” isminde bir oğulları dünyaya geliyor.

“Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.” diyor Turgut Uyar.

Tomris Uyar, şair Turgut Uyar’ın ona olan aşkına ithafen sanki onu her an elinden kaçıracakmış gibi haybeye bir kaygı taşıdığını ve bu sebeple yıpranacağını söylüyor. Kendisinin de herhangi bir çekişmenin olmadığı bir müsabakada, sürekli olarak birincilik madalyasına layık görülmekten dolayı yorgun düşeceğini ifade ediyor.

Tomris Uyar’ın yıllarca süren evliliği, 1985 yılının Ağustos ayında Turgut Uyar’ın hayata gözlerini yummasıyla son bulur.

Turgut Uyar’ın ölümü üzerine yazılmış birkaç alıntı:

“Öldüğü gün hepimizi işten attılar” – Cemal Süreya

“Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’, Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?” – Ferhan Şensoy

Tomris Uyar ve Edip Cansever

Sevdiği kadının doğum günlerini hatırlayıp her bir doğum günü için bir şiir yazacak kadar tutkulu bir şair olan Edip Cansever, hiçbir zaman Tomris Uyar’dan aşkına karşılık bulamamıştır. Her 15 Mart’ta Tomris Uyar’ın doğum günü vasıtasıyla ona olan aşkını bir kez daha dile getirmiştir.

Edip Cansever, aşkıyla yanıp tutuştuğu Tomris Uyar için yüreğinden gelen şu dizeleri aktarmıştır satırlara:

“Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
Oysa güneş pek batmadı senin evinde
Söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.”

Tomris Uyar, Edip Cansever için birkaç satır kaleme almıştır. Satırlarında, sevgi ve aşk hislerinin yara alıp tükenebileceğini, fakat ebedi kalacak olan tek aşkın dostluk olduğunu Edip Cansever’in ona öğrettiğini yazmıştır.

Türk edebiyatına büyük katkı sağlayan ve Türk edebiyatının paylaşılamayan kadını olan Tomris Uyar, kendi yaşamı ile ilgili şu sözleri dile getirmiştir:

“Yaşam öykümün yazılmasını istemem. Kendi üzerime düşünmeyi bu kadar önemli saymıyorum”

Tomris Uyar 2003 yılında hayata veda etmiş ve arkasında Türk edebiyatına önemli katkıları olan birçok eser bırakmıştır.

Adı geçen yazar ve şairlerimizin anılarına saygıyla…

2 Puan

Benzer gönderiler

Kitaplar 29 May

Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro’n

32 Puan 10Yorum
Kitaplar 27 May

Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Max

26 Puan 4Yorum