Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kitaplar 28 May

Bayan Dalloway ve Savaşın Alt Sınıf Üzerindeki Etkisi

Woolf, savaş sonrası tüm insan ilişkilerinin ve insan doğasının değiştiğini ve bu yüzden yeni bir yazma stiline ihtiyaç duyduklarını ifade eder. Woolf, çağdaşlarının bir şeyleri değiştirmek için muazzam düşüncelere sahip olduğunu fakat bu düşünceleri nasıl etkin bir şekilde ifade edebileceklerini bilmediklerini söyler.

“Bayan Dalloway”de, James Joyce’un Ulysses'inin benzer bir yaklaşımına tanıklık ediyoruz. Her iki roman da Haziran ayının bir gününde geçer. Woolf’un eserinde anlatıcı her zaman metin ve okuyucu arasında arabuluculuk eder. Duyguları, fikirleri ve olayları yeni yazma stiline uygun olarak kendine özgü üslubuyla okuyucu ile buluşturur. Fakat diğer taraftan dolaylı olarak kullandığı cümlelerin karaktere mi yoksa anlatıcıya mı ait olduğunu anlamak da bazen hiç kolay değildir. Örneğin; romanın bazı noktalarında Woolf'un yarattığı karakterlerin söylediklerine katıldığı durumlara şahitlik ediyoruz.

Woolf romanda hem kronolojik zamanı hem de psikolojik zamanı (düşünce üzerinden geçen) iç içe harmanlayarak okuyucusuna iletir. Woolf’un Bayan Dalloway’de aklıselimlik ve delilik, yaşam ve ölüm gibi dualitelere değinmesinin yanı sıra döneminin İngilitere’sine de ağır bir eleştiri getirir. İlk bakışta roman, Bayan Dalloway ve onun düzenleyeceği partiyi ele alıyor gibi görünmese de Woolf İngiliz toplumunu ve sosyal sistemini eleştiriyor ve üst orta sınıf ile alt sınıf arasındaki psikolojik çatışmalara yer veriyor. Sınıf bilincine sahip bir kadın olan Woolf, üst orta sınıf kadınlarının bir sesi olarak ortaya çıkıyor bu romanda...

Romanda, yaşadıkları savaş sonrası tüm İngiliz toplumunun savaştan bilfiil etkilendiği ve değiştiği aşikarken, üst orta sınıfın savaştan hiç etkilenmediği gibi bir izlenim yaratılmış ve savaş sonrası travmalar alt sınıf üzerinden yansıtılmıştır. Diğer taraftan üst orta sınıfa ait olan Clarissa Dalloway savaş bittiğinden dolayı da mutludur. Peter Walsh, Clarissa gibi üst orta sınıfa ait olsa da, I. Dünya Savaşı'nın savaş sonrası etkilerini hisseder. Ancak Bayan Foxcraff ve Bayan Bexborough gibileri için savaş asla bitmez. Fiziki savaşların yerini zihinlerde vuku bulan psikolojik savaş alır.

Savaşların, makro açıdan toplumları ve mikro açıdan bireyleri olumsuz anlamda etkilediği yadsınamaz bir gerçektir. Aslında dış perspektiften bakıldığında mikro olarak görünen bu savaş sonrası etki birey tarafından makro olarak hissedilir. Septimus romanda savaşın gerçekliğini yaşayan karakterlerden biridir. Savaş sırasında felç geçirir, ancak anlatıcı bunu gözardı eder ve hiçbir şey olmamış gibi davranır. Septimus doğanın ve yaşamın güzelliklerinin bilincindedir, ancak öte yandan insan doğasının kötümser oluşundan da muzdariptir. Bu onun yaşama sevincini öldürmektedir. İnsan her şeyden önce yaşama sevincini öldürür ya da birileri tarafından buna zorlanır. Septimus bunun en belirgin örneğidir. Septimus, gaipten sesler duyan ve o seslerle konuşan savaş sonrası travması olan bir karakterdir; Bir gün parkta gezerken rastladığı bir adamın köpeğe dönüştüğünü sanrılar. Mutlak tine ulaştığını ve yaşamın sırrını çözdüğünü düşünür. Savaşın etkisi altında olmak hassas bir karakter olan Septimus için oldukça yıkıcıdır. Bir taraftan hayatın güzel olduğunu yaşamaya değer bir şeyler olduğunu düşünürken, öte yandan savaş deneyimleri nedeniyle insanlığa karşı büyük bir tiksinti hisseder. Bu hislerinde sosyal sistemin bir parçası olan ve gücünü bu sistemden alan Doktor Bradshaw ve Doktor Holmes’ün etkileri de oldukça büyüktür. Onun hastalığı asla “delilik” ya da “şizofreni” olarak teşhis edilmez, “yargılama yetisi eksikliği” olarak nitelerler. Yani bir nevi onun savaşın omuzlarına bıraktığı ağır yükünü hafife alırlar.

Bayan Dalloway ve Savaşın Alt Sınıf Üzerindeki Etkisi

28 Puan
  • 29 May

    Oldukça güzel yazmışsınız kaleminize sağlık ?? Bunları yazabilmek için iyi bir analiz yeteneğine ve edebi eleştirel bir bakış açısına sahip olmak gerektiğine inanıyorum... Romanı ben yıllar önce okumuştum ama bu analizleri yapamamıştım herkesin harcı değil gerçekten , katkınız için teşekkür ederim

    6 Puan
    • 9 Haz

      size katiliyorum

      1 Puan
    • 9 Haz

      Aydınlattığınız için teşekkürler

      3 Puan
      • 28 May

        Ek bilgi olarak;

        1) Virginia Woolf üst sınıfa ait bir yazardır, evlerinde babasına ait büyük bir kütüphane imkanı var ve bu sebeple oldukça kültürlü bir kadındır. Eserinde de alt sınıftan olan Septimus’ı küçümser, kütüphanelerden kitap almasını eleştirir.

        2) Virginia Woolf gerçek hayatta doktorlara karşı bir antipati duyar. Aslında Septimus’ın hissettikleri Woolf’un hislerinin bir yansımasıdır.

        2 Puan
        • 15 Haz

          Su an inceledigimiz bir eserdi emeginize saglık cok isime yaradı

          1 Puan

          Benzer gönderiler

          Kitaplar 29 May

          Epik Tiyatro Bağlamında “Cesaret Ana ve Çocukları” İncelemesi

          Bertolt Brecht tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, yirminci yüzyılda yükselişe geçen Epik Tiyatro ile özdeşleşmiş Alman bir yazardır. Brecht “Epik Tiyatro” ile okuyucusuna eleştirel bir bakış açısı kazandırarak değiştirilemeyecek gibi görünenin değişebileceğini, aşılamayacak engellerin aşılabileceğini göstermeyi amaçlamıştır. Epik Tiyatro’n

          32 Puan 10Yorum
          Kitaplar 27 May

          Sigmund Freud Bağlamında Franz Kafka “Dönüşüm” İncelemesi

          Psikanalitik Kuram’ın yazarı Sigmund Freud, bireyin çocukluk döneminde yaşadığı sorunların yetişkinlik evresinde birçok probleme yol açtığını ifade eder. Pozitivist bakış açısıyla, Franz Kafka’nın el yazması yazılarından, günlüklerinden, mektuplarından anlaşılana göre babasıyla devamlı olarak bir çatışma halinde olduğu aşikardır. Yakın arkadaşı Max

          26 Puan 4Yorum
          Kitaplar 16 Tem

          Edebiyat Dünyasının Paylaşılamayan Kadını: Tomris Uyar

          Tomris Uyar kimdir? Tomris Uyar (asıl adı Rana Tomris Gedik), Türk öykü yazarı, gazeteci ve çevirmendir. 1941 yılında İstanbul’da doğmuş ve avukat olan anne ve babadan dünyaya gelmiştir. 1960 yılının ortalarına kadar öyküler, çeviriler, günlükler ve edebi eleştiriler yayınlamıştır. 1963 yılında Gazetecilik bölümünden mezun olmuş ve yazar ve çevirme

          2 Puan 0Yorum