Güncellemek için aşağı sürükleyin

Kampçılık 1 hafta

Kamp yaparken ölüm tehlikesi geçirdiniz mi? Nasıl kurtuldunuz?

0 Puan
  • 1 hafta önce 1 hafta

    Yaklaşık olarak 12 yıldır kamp ve doğa sporları ile uğraşıyorum. Bir çok bölgede kamp attım ve dağlara tırmandım. Şu an oldukça deneyimliyim diyebilirim. Lakin kamp hayatıma ilk başladığım sıralarda henüz hiçbir tecrübesi olmayan, ve doğa tutkusu ile yanıp tutuşan genç bir delikanliydim. 2008 yılının Aralık ayında, ben ve 2 tecrübesiz arkadaşımla birlikte Bursa Uludağ da 2 gece kamp atmaya karar verdik. Karar verdik vermesine ama hiçbir ekipmanimiz yok sadece bir tane dandik yazlık çadırımiz var ve bolca deli cesareti.. Cantalarimizi hazırladık evde ne kadar kalın giysilerimiz varsa attık çantaya bolca battaniye aldık, artık çantanın fermuarının zor kapandığını görünce hazır olduğumuzu fark ettik ve yola koyulduk. Otostop ile gidecektik üstelik, öncelikle eskihisar topçular feribotlarinin bulunduğu limana gittik toplu taşıma ile. Oradan bir şekilde feribota binip karşıya geçtik feribottan indiğimiz yerde 3 arkadaş umutsuzca otostopa başladık saat gece yarısını çoktan geçmiş doğru düzgün araba geçmiyor, gecseler de ışık olmadığı için fark edilemiyoruz. Neyse yarım sonra bir tir ani bir frenle durdu, durdu ama 500 metre ilerde anca durabildi, koştuk peşinden çocuklar gibi şen şakrak.. Tirci Abi de Balıkesire gidiyormuş, bindik. Keyifli bir yolculuğun ardından Bursa Görükle de indik, orada bir tanıdığımizda geceyi geçirdik. Sabah olunca kahvaltımızı edip Uludağa doğru yola çıktık, önce yiyecek alışverişimizi yaptık ve otostopa başladık uzun süren araç bekleyisimizin ardından bir araç durdu o da Uludağ a çıkıyormuş orada bir ahşap evi varmış. Gerçekten büyük bir şanstı dağı bilen biri bizi götürecekti kamp atacağımız yere. Saatler süren yolculuğumuzun ardından nihayet kamp yapacağimiz yere gelmiştik, yanılmıyorsam 1900 metre civarında bir rakimda orman içinde kamp yapacaktık. Hava eksi bilmem kaç derece yerde 1 metre kar var. Gözümüz korkmadı değil tabi ama buraya kadar gelmiştik geri dönemezdik.. Neyse ormanın içinde güzel bir yer bulduk karları temizleyip çadırımizi kurduk ve yerleştik. Zor da olsa Zippo benzinin yardımı ile ateş yaktık yanımızda getirmiş olduğumuzu konserveleri yedik, ilginç bir şekilde hiçbir sorun yoktu hatta içimizden; “bu mu lan Uludağ?” diyorduk, epey bi gaza gelmiştik. Bolca odunumuz ve alkolumuz vardı keyifli bir gece geçirdik ve uyumak üzere çadırımiza girdik, alkolün de vermiş olduğu etkiyle soğuğu pek hissetmeden uyuduk. Sabah olduğunda hayatımda gördüğüm en güzel kar yarışlarından birine şahit oldum çadırınızın tepesi kar tutmuş ağırlıktan çökmek uzereydi, hava buz ateş sönmüş.. Kalktık hemen ateşi tekrar yakmaya çalıştık ama yağıştan dolayı basaramadik. Konservelerimizi yiyerek karnımızı doyurduk. 1-2 saat sonra yagis kesildi hava açtı etrafı gezdik, bakacak mevkii civarında dolandık, köpek dostlar edindik. Her şey güzel gidiyordu ama aniden sis bastırdı, öyle bir sis ki 1 metre önünüzü göremiyorsunuz ve sis sizi resmen ıslatıyor, paniğe kapılıp hemen geri dönmek için kestirmeden ormanın içinden gitmeye karar verdik saatlerce yürüdük ama hiç tanımadığımız bir yere geldik sis yüzünden sırılsıklam olmuştuk ve çok üşüyorduk. Kaybolduğumuzu anlayınca dağdan aşağı doğru inmeye karar verdik illa bi köye rastlariz düşüncesi ile bu sırada sis gitmişti ama bu sefer kar fırtınası başlamıştı, artık bu maceranın canımıza mal olacağı korkusu yerleşmişti aklımıza. Tipiden ilerlemek mümkün değildi, daha fazla uzatmadan jandarmayı aradık, mahsur kaldığımızı, ıslandıgımizi ve çok fazla dayanamayacağımizi söyledik, sagolsunlar çok iyi ilgilendiler, sürekli iletişim halindeydik yerimizi tespit etmeye çalıştılar, biz de bi kayalık bulduk ve sırtımızı kayaliga vererek bizi bulmalarını umduk. Arkadaşlarımdan biri 2 saat sonra tir tir titremeye başladı hipotermi başlamıştı. Onu ısıtıp hayatta tutmak için elimizden geleni yaptık. 1-2 saat sonra akut aradı izimize rastladıklarini yakında bizi bulacaklarini söylediler, ama artık bana titreme geldi sağlıklı düşünmemeye başladım ve artık öleceğimi kabullendim hiçbir şey hissetmiyordum. Akut ile son konuşmamizin ardından, uzaklardan bi fener gördüm, ekip bize doğru geliyordu, epey kalabalık bir ekipti, onları gördük ama yerimizden kipirdayamadik. İlk müdahalemizi orda yaptilar bizi ıslak kiyafetlerimizden kurtardılar. Ardından yolda bizi bekleyen ambulansa bindirildik. Uyandığımda hastanedeydim, olup bitenlere anlam vermeye çalışıyordum. Her şey çok hızlı olup bitmişti, az kalsın ölüyorduk, belki bi 1-2 saat daha geç kalinsa şu an bu satırları yazamıyor olacaktım. Bir kez daha jandarmamiza ve tüm akut çalışanlarına teşekkür ediyorum. O günler geride kaldı şimdi tecrübeli bir dağciyim, Türkiye de çıkmadığım dağ kalmadı. Sizlere önerim eğer bu işte deneyimli değilseniz özellikle kış aylarında dağlarda kamp yapmayın ya da tehlikeli hiçbir yerde kamp yapmayın.

    0asdasdsa 0 Puan