Güncellemek için aşağı sürükleyin

Basitçe Anlat 3 Haz

Küresel ısınma nedir? Geleceğimiz gerçekten tehlikede mi?

4 Puan
  • 3 Haz

    Öncelikle küresel ısınma doğru bir tabir değil, bu sürece ‘küresel iklim değişikliği ‘ demek daha doğru bir argüman olacaktır. Küresel ısınma diye söylendiği zaman yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebiliyor, sanki dünyamızın her bölgesi ısınıyor ve her yıl daha sıcak oluyor, soğukların gücü azalıyor gibi bir algı oluşuyor. Bunlar yanlış, bu sebeple küresel ısınma yanlış bir tabir. Küresel iklim değişikliği, adından da anlaşılacağı üzere iklimlerin değişmesi ve özellikle de mevsimlerde aşırılık olarak açıklanabilir. İnsanlar iklim değişikliği yüzünden hali hazırda kar yağan yerlerde bile kar yağmayacağını düşünüyor, bu da medyada sürekli ‘küresel ısınma ‘ diye tabir edilmesinden kaynaklanan bir durum. Bu elbette yanlış bir düşünce küresel iklim değişikliğinin yol açtığı mevsimde aşırılık sebebiyle çok daha ağır kış koşulları yaşanabilir, örnek vermek gerekirse her kış ortalama 10-15 cm kar yağan bir bölgeye tek seferde 1 metre kar yağabilir. Küresel iklim değişikliği tam olarak budur, yaz ayları daha sıcak olabilecekken kış ayları da çok daha sert olabilir, bahar aylarında çok kısa süre içerisinde afet boyutunda yağmurlar yağabilir, hortumları görülme sıklığı bazı bölgelerde artabilir, yani kısaca yaşadığımız iklim konularını daha sert yaşamımıza sebebiyet verir ve iklimler yer değiştirir.

    Peki küresel iklim değişikliği neden olur? Bir çok faktör var elbette, en önemlisi de her geçen gün artan sera gazları salınımı. Dünyamızın atmosferi bir seradan farksızdır. Atmosferi geçip yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının yarıya yakını yeryüzünden yansır. Atmosferimizde yer alan karbondioksit, metan, su buharı, azot oksit gibi gazlar sayesinde, yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir miktarını tekrar yeryüzüne gönderir, bu sera gazları sayesinde atmosferde canlı yaşamına uygun bir sıcaklık oluşur, eğer bu sera gazları olmasaydı gezegenimizin ısısı ortalama olarak - 15 dereceden daha düşük olurdu. Bu doğal sera gazlarının etkisine sera gazı deniliyor.
    Sanayi devriminden sonra atmosferde ki sera gazı oranı giderek artmaya başladı, atmosferde ki karbondioksit oranı %40 lik artış gösterdi, karbondioksit oranının artmasında ki temel sebep olarak artan fosil yakıtı kullanımı ve her geçen gün artan ormansızlaşma gösterildi. Artan sera gazı salınımı küresel ölçekte ve özelikle de gezegenin kutuplarında sıcakların önemli ölçüde artmasına sebep oldu, kutuplarda artan sıcaklıklar devasa buzulların erimesine yol açtı, eriyen devasa buzullardan okyanuslara önemli ölçüde tatlı su karıştı, tatlı suların okyanuslara karışması hem denizlerin yükselmesine sebep oldu.

    Peki küresel iklim değişikliği geleceğimizi tehdit ediyor mu? Evet, hem de çok ciddi şekilde tehdit ediyor. Küresel iklim değişikliğinin etkileri dünyanın bir çok bölgesinde görülmeye başladı ama ülkemizde tam olarak henüz hissedilmedi. Gelecek 20-30 yıl içerisinde buzulların çok büyük bir kısmının eriyerek okyanuslara karışacağı söyleniyor, bunun sonucu olarak denizler ve okyanuslar yükselerek bir çok kıyı şeridini sular altında bırakacak, ama en önemlisi bu değil maalesef. Okyanuslarda dünyanın en büyük nehirleri yer alır, bunlara su akıntısı denir, dünyanın iklimini şekillendirir. Mesela İstanbul’dan çok daha kuzeyde yer alan Londra’nın iklimi oldukça ılıman özellikler gösterir, kar nadiren yağar, oysa ki Londra’dan çok daha güneyde kalan İstanbul’da her sene kar görülür. (son 10 yılda 7-8 kere 35 cm ve üzeri kar yağmıştır.) Londra ile aynı enlemde yer alan Moskova’da ise çok sert kış koşulları görülür, kışın sıcaklıklar genel olarak sıfırın altında seyreder. Londra’nın İstanbul ve Moskova’dan daha ılıman olmasının sebebi, okyanuslarda ki sıcak su akıntıları, Meksika körfezinden başlayarak Londra açıklarına kadar gelen ve Gulf Stream adı verilen bu sıcak su akıntısı Avrupa’nın kuzeyinde ve Kuzey batısında ki iklimin yumuşamasına sebep olur. Gulf Stream tuz oranı yüksek bir sıcak su akıntısıdır, eriyen buzullar ile okyanuslara karışan tatlı sular, Gulf Stream sıcak su akıntısının debisinde azalma ve hatta bu sıcak su akıntısının tamamen yok olmasına sebep olacak, bunun sonucu olarak Avrupa’nın kuzeyi ve Kuzey batısında ki iklim koşulları daha sert bir hale gelecek ve ılıman iklim yok olacak. Londra’nın iklimi Moskova’ya dönecek. Bunun ülkemizde ki etkilerinin ne olacağı henüz tam olarak kestirilemiyor. Gulf Stream okyanuslarda yer alan su akıntılarından sadece bir tanesi, Gulf Stream gibi 13 tane daha su akıntısı mevcut kimisi sıcak su akıntısı kimisi soğuk su akıntısı, her biri çevresinde ki bölgelerin iklimini etkiliyor ve küresel iklim değişikliğine bağlı olarak eriyen buzullar, okyanuslarda ki bütün su akıntılarını tehdit ediyor. Bu da küresel çapta bir felaket demek. Bunlar sadece insanlara yapacağı etkiler, eriyen buzulların, su akıntılarını yok etmesi denizlerde ki çeşitliliği ve buna bağlı olarak zamanla canlılığı da yok edecek. Yani domino taşları gibi bir süreç bu, bir kez başladığı zaman durdurmazsanız sonu yıkım olur, ama ne yazık ki izlemekle yetiniyoruz, eğer 5-10 yıl içerisinde kalıcı çözümler uygulanmaz ise dünya geri dönülemeyecek bir noktaya gelecek, bazı bilim insanlarına göre geri dönülemeyecek olan eşiği çoktan geçtik..

    2 Puan
    • 3 Haz

      Kısaca küresel ısınma dünya yüzeyinin, okyanusların ve atmosferin kademeli olarak ısınmasından ve insanların doğaya zarar vermesinden örneğin karbondioksit, metan ve diğer sera gazları gibi atmosfere zarar veren fosil yakıtları yakmasından kaynaklı olarak oluşan evrensel bir problemdir. Hava, kara ve denizdeki ortalama sıcaklığın sera gazları nedeniyle artmasından dolayı ortaya çıkar. Yani dünyamızda olumsuz etki yaratan kozmik bir sorundur. Plastik atıkları durdurmamız, fosil yakıtlara alternatif bir şeyler bulmamız gerekiyor. Her gün farkında olmadan her birimiz doğaya zarar veriyoruz belki basit gelecek ama buna kızartma yağlarını lavaboya dökmek de dahil. Okyanuslarda ve denizlerde yaşayan canlıların yaşamlarını tehlikeye atıyoruz. Bu şekilde hiç bir önlem almazsak, doğaya karşı bir tavır sergilersek, ekolojik ayak izimizi küçültmezsek dünyamızın yok olma sürecine ivme kazandıracağız gibi görünüyor, umarım yanılırım ama gerçekler böyle

      1 Puan

      Benzer gönderiler